Velhasıl Çok Sertizdir.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Tossed salad and scrambled eggs

Hey baby, I hear the blues a-callin',
Tossed salad and scrambled eggs
Oh My Mercy
And maybe I seem a bit confused,
Yeah maybe, but I got you pegged!
Ha, Ha, Ha, Ha!
But I don't know what to do with those tossed salads and scrambled eggs.
They're callin' again.
Good night, Seattle, we love you.
What is a boy to do. Good night.
Raspberry has left the building. Thank You!
Scambled eggs all over my face. What is a boy to do.
Goodnight, everybody. See you next year, we love ya.

-hislerimi anlatıyor.-

14 Nisan 2008 Pazartesi

KEdiyez.


*Bilindiği üzre kedim şarkı söylüyor.
*Orhan, Pisi'nin "Ke'diyez"den şarkı söylediğini iddia etti.
*Denedik baktık, doğru söylemiş.
*Şimdi size anlatacağım husus bambaşka, apartmanın bodrumunu akrepler sarmış.
*Bu akreplerden biri yolunu şaşırıp evimizin kapısından içeri girmiş.
*Pisi bir şeyi kovalıyor, sonra köşeye sıkıştırıyor, kokluyor.
*Annem bu şeyin ne olduğuna bakıyor, ve görüyor ki Pisi hanımın kokladığı şey bir akrep, kıskacını çıkarmış küçüğümüzü sokacak.
*Annem Pisi'yi kovuyor, akrebi öldürüyor ve komşulara gösteriyor.
*Anlaşılıyor ki apartımanın bodrumunu akrepler sarmış.
*Pisi, günün kahramanı ilan ediliyor.
*Evet, artık o tescilli bir kahraman.
*Pisi the Super Duper Cat ünvanını kazandı.
*Kedim bir kahraman!
*Üstteki fotoğrafta da onun Süper Kedi duruşunu görüyoruz.
*Güle güle Gurgur Kedisi, güle güle.. (Gözlerde minnet, başlar gökyüzünde.Pisi gururla uçarak uzaklaşır.)

Sabun.

*Sabun köpürür.
*Sabunun köpüğüne sabun köpüğü denir.
*Sabun köpüğü 3-5 saniye içinde sönüp gider.
*Sabun köpüğü bu özelliğinden ötürü bir deyim olarak da kullanılmaktadır.
*Sabun köpüğü hepimizin olduğu gibi, benim de hayatımda yer edinmiş bir olgudur.
*Birçoklarınız hayatımda sabun köpüğünden daha fazla yer edinememiş olgularsınız.
*Birçoklarınız benim için birer olgu bile değilsiniz.
*Ben unutkan bir insanım.
*Vefakar olabilirim, ama bu ömrüm billah bir minnet duygusu içinde kavrulacağım manasına gelmiyor.
*Nitekim kimseye minnet etmem.
*El etek öpmem.
*Boyun bükmem.
*Aksine,beni iyi tanıyanlar bilirler, ben ağız kıran cinstenim.
*Beni iyi tanımayanlar bilmezler.
*Beni iyi tanıdığını zannedenler, beni iyi tanımayanlar grubunun alt grubudur.
*Beni iyi tanımayanlar sabun köpüğüdür.
*Beni iyi tanıdığını zannedenler benim için birer olgu bile değildir.

Tüm bunların yanı sıra,
*Hayat sizin için ekşınlar içinde akıp gidiyorsa, kendinizi fazla önemsiyorsunuzdur.
*Çünkü aslında sizin ekşın tabir ettiğiniz ufak olaylar zinciri başka kimseyi ırgalamaz.
*Kendinizi hep "ayrı kafalarda bir insanım", "bambaşka bir insanım" oluşumlarında görüyorsanız, kendinizi fazla önemsiyorsunuzdur.
*Hatırlatırım, bir skim değilsiniz.
*Artık ergenlik depresyonlarınıza son vermeniz dileğiyle şunu eklemek isterim ki,
*Bir film karakteri değilsiniz.
*Hayatınız ve varlığınız bir çokları için önemsiz.
*O dinlediğiniz şarkıların hiç biri sizin için yazılmıyor.
*Bir şeyler için gerçekten uğraşmadığınız ve bir şeyleri gerçekten başarmadığınız takdirde kendinizle ne kadar gurur duyarsanız duyun, sadece gerizekalı bir detaysınız, değersizsiniz, gereksizsiniz, ve bugüne dek kazandığınıza inandığınız tüm küçük madalyalar, çektiğinize inandığınız tüm acılar, tanıdığınıza inandığınız tüm insanlar önemsiz.
*Büyümek sandığınızdan çok farklı bir şey, olgunlaşmak henüz tatmadığınız bir şey, ve önemli insanların hiç biri sizinle aynı şeyleri hissederek önemli olmadılar.
*Eğer öyle olsaydı, onlar da sizin gibi önemsiz kimseler, herhangi biri olurlardı.
*İyi geceler dünya.

12 Nisan 2008 Cumartesi

Scum tries to be around me, count down.

*Merhabalar dostlar.
*Yorgunlukla doluyum, zihnen ve bedenen.
*Güya kırk yılda bir eğlenmeye çıktık, mecalimiz olmadığını keşfedip eve döndük. Yaşlanıyoruz.
*Ya da çok iş çok yorgunluk getiriyor. İnsan boş vakitlerini dinlenerek geçirmek istiyor.
*Artık eğlenmeye vaktim yok. Ah ah.
*Canım da çekmiyor aslında çıkayım da eğleneyim deyu. Neme lazım ayol.
*Bir ihtarla dökülüyormuş tüm kurtlar elmadaki.
*Ben kasmam, elmayı çöpe atarım.
*Bununla beraber, zaten söylemişiz değil mi a canparelerim, zaten söylemişiz "gel bana de, ben de sana diyeyim" diye.
*Al şimdi onunla oyna dur.
*Scum denilenden hazetmem. Artık pırıl bir insan evladıyım.
*Mis.
*Sek diye bir süt markası olması düşündürücü değil mi?
*Bilinçaltı mesajları mı vermeye çalışıyorlar?
*Bir dakika durup bu sorunun cevabını düşünün.
*48:26
*Benim işim var, kati surette bunun için 1dakika daha ayıramam.
*Benim çok işim var, kati surette küçük sevimli can yakma çabalarınıza 1 dakikadan fazla süre harcayamam.
*59:13
*Kendinize iyi bakın. Yanımdakiler hep can evimde kalacaklardır. Açık büfe, esin manzaralı.
*60:00
*İyi geceler.

10 Nisan 2008 Perşembe

Safety pins.


*Düşmanlık seziyorum, ılık ılık, kan gibi akıyor ensemden.
*Gözlerimin ulaşamadığı bir bölgede ne olduğunu bilmediğim şeyler gerçekleşiyor.
*Bakışlarımın değdiği yere kadar olsaydı nefret, tehlikeli olmazdı.
*Nefret gözümün içine de enseme nüfuz edebildiği kadar kolay bakabilseydi, benim görüşümdeki hiddetten zaten çekinir, uzaklaşırdı.
*Ben küçük gördüğüme "Tırnağımın pisliğinden daha değersizsin." diyebilirim, dedim de.
*Beni küçük görme yanılgısında olanlar bana bunu söylemeyi denemeliler.Etkisini ölçmeyi denemeliler. Onları, aynı ivmede bir karşılık vermekle tehdit etmiyorum. Onlara, hiçbir şeyden daha mühim olmadıklarını hatırlatacağımı söylüyorum.
*Küçük görmeye başlayabilirim, kutsal gördüklerimi, gereken ve hakettikleri buysa eğer.
*Daha önce de söylediğim gibi, benim sizinle işim 4 dakikadan uzun sürdüyse bir farkınız vardır.
*Silmek 2 dakika, üzerine basıp geçmek bir başka 2 dakika alır benim için. Eğer 4 dakika ve 30 saniye sürdüyse bu işlem, bir klası hakettiniz demektir.
*Daha fazlasını ve daha doğrusunu, en iyisinin en iyisini, herkesten ve her şeyden önce siz biliyordunuz?
*Hahah, hadi canım.
*Basitleşin, daha fazla basitleşin. Daha önemsiz şeyler üzerinde kafa yorun, daha önemsiz şeyler için kendinizi ilahlaştırın.
*Basitleşmeye devam edin, her olup bitenden kendinize bir pay çıkarın. En iyisi sizsiniz.
*Siz basitleşmeye devam ettikçe, omzumdaki tozu silkmek kadar kolay görünüyor gözüme, omuzlarınıza basarak yükselmek.
* "Ve siz bu yola başlayıp başlamamak konusunda henüz tereddütteyken, ben yürümüş, görmüş, geri dönmüş, ve haz etmediğimi söylemiştim."
*
Eğer benim daha önce görmediğim bir detayı keşfettiyseniz, affınıza sığınırım.
*Ama sarf edilen tüm cümleler benim köklü elimin tersiyle itmişliklerime birer tribute gibiyse, söyleyecek çok şey yoktur.
*Nefret etmek, tutarlılık ve mantık çerçevesinde dönmesi gereken ince bir iştir. Daha sağlam kaynaklar, daha haklı gerekçeler, daha geçerli kanıtlar gerektirir.
*Sizin nefretiniz beni ne yerebilir, ne de göğe çıkarabilir.
*Çünkü o sizin nefretinizdir.
*Bu yüzden o ancak sizi yerebilir, ya da göğe çıkarabilir. Ama bugüne dek nefretin getirdiği hırsla göğe çıkan kimse görülmemiştir,iktidar sahibi yahudiler dışında. Siz bir istisna olmayacaksınızdır, buna inanın.
*Ve son olarak,
dostluğuma,sevgime inanabilir, ve ona tutunabilirsiniz, bu zorlu bir iştir, ama bunu size tavsiye edebilirim.
Benim düşmanım olmak mertebesine ulaşmak da zorlu bir iştir, ama sevgili sırdaşlarım, size içtenlikle söyleyebilirim ki,
Benim düşmanım olmayı -tanrı yasaklasın- dünya üzerinde yahut yerin altında, soluk alıp veren hiç kimseye, hiç kimseye tavsiye edemem.

Aksi takdirde bu, büyük bir günah olurdu.

*İyi geceler.

6 Nisan 2008 Pazar

The Darjeeling Limited


*Zannediyorum ki beni inanılmaz etkileyen nadir filmlerden bir tanesi. Ve hatta beni inanılmaz etkileyen ve hatırlamaya değer gördüğüm çok az film mevcut bilindiği üzre.

*Yönetmen Wes Anderson.

*Cast'ı detaylayalım biraz:

1- Owen Wilson , kendisini Meet The Fockers'tan ve prodüktörlüğünü üstlenmiş olduğu,ve bir gay ressamı canlandırdığı As Good As It Gets'ten biliyoruz. (As Good As It Gets de şahane bir filmdi allahım, Jack Nicholson evet. Allahım alahım. Bir de sevgili Owen,kaderin mi bu senin, tüm süper filmlerinde seni sargılar içinde mi görmeliyiz?)

2-Adrien Brody, kendisini bir çok filmin post production'ından da biliriz, ama Saturday Night Live Show ve de Bread and Roses isimli film size çağrışım yaptıracaktır. Dehşetengiz karizmatik bir amca kendisi kanımca.

3-Jason Schwartzman, sıkı durun, kendisini bir sürü filmin yanında özellikle Spun isimli filmden tanıyoruz, Spun'ın hastasıyız, Jason senin hastasınız.


*The Darjeeling Limited isimli filmde, bu üç muhteşem kişi bir senedir birbiriyle görüşmeyen kardeşler. Bu güzel insanlardan Francis, a.k.a. Owen Wilson bir kaza geçiriyor, bu kazadan sonra kardeşlerini görmek istediğini anlıyor. Tekrar yakınlaşabilmek için bir spiritüel yolculuk yapmaya karar veriyorlar, ve Hindistan'da bir trene atlıyorlar. Maceramız böyle başlıyor.

*Film yer yer gülümsetiyor, yer yer uyuz ediyor,('ay döverim ben bu adamı' sesi), ve çoğunlukla 'oha tiplere bak süper' , ' oha görüntü şahane' gibi tepkiler vermenize sebep oluyor.

*Filmi izlerken tırnaklarınızı yemiyceksiniz ama kendinizi yaydığınız yerde mesut olacaksınız, biz böye hissettik.
*Birçokları sevmemişler filmi, neymiş efendim yeterince komik değilmiş, neymiş hani maceraymış. Yolculuk kafasındaki insanların seveceği türden bir film. Bir Jim Carrey tadı beklenmesin bu filmden. American Sit-com mantığı da beklenmesin.
*Evet 15 Şubat'ta gösterime girdi zaten, ben geciktim izlemek için, ama hala izlememiş olanlar varsa izlesin, izlemiş olup da pislik yapanlar gitsin recebüvedik izlesin. O da komiktir gerçi, bilemedim. Neyse.

*Dün sado-mazo temalı, yok bok çemberiymiş, yok kan çemberiymiş, yok seks çemberiymiş kafasında, yönetmeninin filmin gösterilmesinin akabinde öldürüldüğü Salo o le 120 Giornate di Sodoma isimli filmi izledik. İzleyemedik de aslında. Allah kahretmesin onu. Midemiz bulandı. Aman be. Neyse. İzlemeyin gerek yok. Ama izlemek de istiyor insan çünkü sıradışı, etik değil çünkü. İğrenerek midesi bulanarak da olsa, yüzünde "allah belasını versin" ifadesiyle sık sık küfrederek yahut, OHA HEHAUHEUHAE YUH YUH YUH ADAM COZUTTU diyerek de olsa izliyor insan. Soğudum nefret ettim aman.

*Hastayım a dostlar, çok hastayım. Kulak burun boğaz yine saldı kendini. Canım burnumda billahi.

*Kıssadan hisse, The Darjeeling Limited'ı seyreyleyin.

4 Nisan 2008 Cuma

Rise up for the R and the Bee

*Biraz da bizi yakınen takip edenlere,esinnerdesincilere haber uçuran kuş olalım.
*Henüz çok yeniyiz ancak grubumu cidden çok seviyorum, inanılmaz takdir ediyorum, saygı duyuyorum kendilerine.
*Çok yetenekli insanlar, çok güzel insanlar kendileri, çok da eğlenerek yapıyoruz işi, süpermiş dimi.
*Ben çok tıkanır oldum bu aralar ama süper dürtüyorlar beni, süper şeyler sokuyorlar kafamın içine.
*Bu albüm yetişecek, güzel de olacak, bunu söyleyebiliriz.
*Soul kafasından jazz kafasına kadar yelpazelensek de kilit R&B olacak gerçekten, başka bir şeyin adını r&b koyup paketlemeyeceğiz. Fresh, cheesy, türlü türlü sıfatlandırılmış R&B.
*Kendi adıma,

çalışırken saatlerin nası geçtiğini farketmiyorum, inanılmaz eğlenerek ve mutlu olarak çalışıyorum, sanırım iyi bir ekiple tanışmış olmak ve dolayısıyla ümitli olmak çok mesut ediyor insanı.
*Zaman geçtikçe her şeyin daha müthiş olacağını umuyorum.
*Yani bana sorarsanız haberler iyi.
*Önceden neysek hala oyuz, hep oyduk, değişim gelişimdir diyenlere : "Sadece içten gelen değişim gelişimdir, ikiyüzlü bir değişimi kabul edemeyiz."
*Her şeyden önce müzik yapıyoruz, ve her şeye rağmen müzik yapıyoruz, ve her koşulda müzik yapıyoruz, ve her şekilde müzik yapıyoruz. Bunun dışındaki hiç bir sıfatı, zamiri kabul etmiyoruz efendim. Ok? Heheh.
*Special Thanks listesi gerçekten kabarık olacak, bunu da söylemeden geçemeyeceğim.
*Biz iyiyiz, siz de kendinize iyi bakınız efendim. Kendimizi Gamze Hanım ve Gökhan Bey'in ellerine bırakmamıza pek de bir süre kalmadı. Biz şu anda sadece müzik yapıyoruz. :)
*Gönlümden teşekkür ettiklerim kendilerini biliyorlar zaten. Hepsini öperim, severim, içmeye götürürüm. Sevgiler efendim, esen kalın.